21 Aralık 2014 Pazar

Yorum: Sarah Jio - Böğürtlen Kışı



Orijinal Adı: Blackberry Winter
Türkçe Adı: Böğürtlen Kışı
Yazar: Sarah Jio
Sayfa Sayısı: 360
Yayınevi: Arkadya Yayınları

Puanım: ★★★★

Kalbinizin derinliklerine işlenen acıyı, tek kelimeyle nasıl dile getirirsiniz?
"Canım Daniel'ım,Kaybolduğun gün dünyam sona erdi, canım oğlum. Seni her kim alıp götürdüyse, seninle birlikte kalbimi, hayatımı da çaldı. Ben senin gülümsediğini görmek, kahkahalarını duymak, mutluluğunu paylaşmak için yaşıyordum…"
Vera Ray 1933 yılının o karlı mayıs akşamında üç yaşındaki oğlu Daniel'ı son kez öptüğünü bilmiyordur. Her ne kadar oğlunu yalnız bırakma düşüncesinden nefret etse de hayatlarını devam ettirmek için çalışmak zorundadır. Tek avuntusu, gün ağardığında küçücük oğluna sarılacak olmasıdır. Ancak Vera geri döndüğünde karşılaştığı manzara, Daniel'ın boş yatağıdır. Bir de karlar içine gömülmüş olan oyuncak ayısı…Seksen sene sonra Seattle yine mayıs ayında karlar altındadır. Köklü bir gazetede muhabir olan Claire Aldridge, bu doğaüstü olayı haber yapacaktır. Araştırmalarına devam eden Claire, küçük çocuğun bu zamana kadar sonuçlanmamış kaçırılma davasıyla karşılaşır. Evlat kaybetmenin ne demek olduğunu çok iyi bilen Claire, bu olayı çözmeye karar verir. Ancak çözdüğü her düğümün, onu Vera'yla olan bağlantısına yaklaştırdığından habersizdir…Böğürtlen Kışı aşkı, umudu ve umutsuzluğu derinden anlatan muhteşem bir kitap. Bu öyküyü yüreklerinizden kolay kolay silip atamayacaksınız. (Tanıtımından)


Okuldan ve derslerden dolayı uzun zamandır adam gibi oturup kitap okuma isteği gelmiyordu hiç fakat sınavların bittiği gün okuldan eve geldiğimde hemen Böğürtlen Kışı'na başladım ve birkaç saat içerisinde nasıl olduğunu anlamadan bitirmişim. Okurken sanki okumuyorum da oradaymışım kenardan köşeden bende olanları izliyormuşum gibi hissettim, belki de bu kadar kısa sürede bitirmemin nedeni de budur.

Yazar iki farklı karakterin ağzından sade bir dille anlatıyor. Karakterlerden birisi 1933 yılının karlı Mayıs akşamında vardiyasından dönen Vera'nın üç yaşındaki çocuğu Daniel'ın kaçırılmış olduğunu görmesi ve onu aramaya başlamasını anlatırken günümüzdeki zamanda ise -yani yine Seattle'da bir karlı Mayıs ayında- gazete muhabiri olan Claire'e patronunun Mayıs ayında kar yağması hakkında 'Böğürtlen Kışı' adlı makale yazmasını ister. Claire de 1933 yılında mayıs ayında kar yağdığı gün Daniel ve Vera'nın hikayesiyle karşılaşır ve bu olayı çözmeye çalışır.

Ayrıca yazarın okuduğum ilk kitabı buydu ve en kısa zaman içerisinde diğer kitaplarını da alıp okumayı düşünüyorum. Eğer hala sizde bu kitabı okumadıysanız biran önce gidip alın okuyun. 'Daha önce neden okumadım lağğğn ben' bunu deyip kendinizi paralayacaksınız. :P

Ve son olarak Arkadya Yayınlarına böyle güzel kapak,baskı ve uygun fiyatıyla kitabı bizlerle buluşturduğu için teşekkür etmek istiyorum. Gerçekten çok iyi bir iş çıkarmışsınız!




Zeynep Blogger

16 Temmuz 2014 Çarşamba

Yorum: Ann Brashares - Gezgin Pantolon Kardeşliği



Orijinal Adı: The Sisterhood of the Traveling Pants
Türkçe Adı: Gezgin Pantolon Kardeşliği
Yazar: Ann Brashares
Sayfa Sayısı: 302
Puanım: 

Geçen sene doğum günümde bir sınıf arkadaşım hediye etmişti ve ben o zamandan bu yana okumayı ertelemiş, çantamda okula Rehberlik dersi için süs olarak götürüp durmuştum. :D Uzuun uğraşlar sonunda kitabı bitirebildim. Aslında öyle sıkıcı bir kitap olarak düşünmenizi istemem sadece 4 yakın arkadaşın farklı yerlerde farklı insanlarla geçirdiği yaz tatilini anlattığı için kimin kim olduğunu ne yaptığını anlamam biraz zaman aldığından okumam da böyle uzun sürdü.

4 yakın arkadaşın ilk defa birbirlerinden ayrı geçirecekleri yaz tatilini anlatan çok şirin bir kitaptı, üstelik devam kitapları da varmış!!  ikinci kitabı Gezgin Pantolon'un İkinci Yazı'nı bulduğum an alıp okuyacağım.Üçüncü kitabı da varmış ama henüz Türkçe çevirisi yok. Hayrına bi' çeviri verin ya *.*

Ayrıca serinin beyaz perdeye uyarlanmış, Blake Lively ve Alexis Bledel'in rol aldığı 2 filmi var. Boş bir zamanınızda izlemenizi tavsiye ederim!

Doğdukları zamandan beri hiç ayrılmayan 4 iyi arkadaşın ilk defa birbirlerinden ayrı geçirecekleri o güzel yazın hikayesini anlatıyor.Genç kızlar hepsine tesadüf bir şekilde uyan bir pantolon alırlar ve farklı vücut yapılarına sahip oldukları için bunun bir sihir olduunu düşünürler .Bu pantolonu birbirleri arasındaki bağları için kullanmaya karar verirler.



Zeynep Blogger

16 Haziran 2014 Pazartesi

Yorum: SırÇalan - Jill Hathaway


Orijinal Adı: Slide
Türkçe Adı: SırÇalan
Yazar: Jill Hathaway
Sayfa Sayısı: 304
Puanım: 
Pembe saçlı kızımız Sylvia doktorların koyduğu teşhise göre narkolepsi hastasıdır fakat işin aslı farklıdır. Sylvia başkasına ait eşyalara dokunduğunda bayılıp o eşya sahibinin zihnine girebiliyor. Kitabın adında olduğu gibi sır çalma gibi bir durum söz konusu değil. Sadece zihnine girdiği kişinin bakış açısından olayları izliyor, olanları yönlendiremiyor. Bir gün başkasının(katilin) zihnine girdiğinde bir genç kızın intihar süs verilerek öldürülmesine tanık oluyor ve olaydan sonra katili aramaya başlıyor.. Konusu kısaca böyle.

D&R'dan sanırım 5TL'lik kampanyadan yararlanarak bu kitabı almış ve aldığım diğer kitaplardan dolayı okumayı geciktirmiştim. Geciktirdiğime çok pişmanım, gerçekten çok çok iyi bir kitap çıktı. Gerilim tarzı kitaplarda ilk defa bir genç kızın bakış açısından okuduğum için diğer okuduklarımdan daha farklıydı diye düşünüyorum. Sylvia katili ararken bende sürekli öldürmüş olma olasılığı en yüksek kişileri kafamda tarttım, Sherlockvari bir yaklaşımda bulundum, en olmadık kişiyi bile katil yaptım ve tabii en sonunda tahminlerim doğru çıktı :D

Slide serisinin ilk kitabı SırÇalan, ikinci kitabı 2013'te yayınlandı fakat bildiğim kadarıyla Türkçe çevirisi henüz yok. Umarım Martı Yayınları bizi çok bekletmez ve ikinci kitabını da yine keyifle okuruz...




Zeynep Blogger

19 Mart 2014 Çarşamba

Yorum: Jane Eyre



Orijinal Adı: Jane Eyre
Türkçe Adı: Jane Eyre
Yazar: Charlotte Bronte
Sayfa Sayısı: 480
Puanım: 
Çalıkuşu kitabını okumamı sağlayan arkadaşım yine bir klasikle yanıma geldi ve "Zeynep, kesinlikle bu kitabı okumalısın. Gerçekten çok ama çok güzel." dedi. Bende elime geçen her kitabı okumaya çalışan biri olduğum için reddetmedim tabii. Başta yine klasik kitaplara olan ön yargım yüzünden pek iştahla okumamıştım ama konular birbirini açtıkça elimden bırakamadım diyebilirim. Açıkçası günümüzdeki tüm o fantastik kitaplarını okuduktan sonra konusu günümüzdekilerden tamamen farklı bir klasik okumak çok iyi oldu.

Konusuna gelecek olursak,,,
Küçük yaşlarda yetim kalan Jane Eyre, anne ve babası öldükten sonra dayısı Reed'in evinde yaşamaya başlamıştır fakat dayısı kısa bir zaman sonra vefat eder ve eşi Bayan Reed'e Jane'i kendi çocuklarına davrandığı gibi davranmasını ve ona göz kulak olmasını söyler.

Verdiği söze rağmen Bayan Reed , Jane'i hiçbir zaman sevmez ve sadece kocasının vasiyeti üzerine bakımın üstlenir. Bayan Reed ve çocuklarıyla zor günler geçiren Jane en sonunda o evden kurtulur ve katı kuralları olan bir yatılı okula gönderilir.

Okulda yedi yada sekiz yıl öğrenci olarak iki yıl gibi bir sürede öğretmen olarak kalır. Okulun katı kurallarından, sade yaşantısından sıkılan Eyre, yeni bir iş arar ve Bay Rochester'ın malikanesine öğretmen olarak iş bulur. Evin efendisi Edward Rochester'a ilgi duymaya başlar fakat ikisinin arasında engeller vardır.

Konuyu burada keserek devamını okumanızı tavsiye ederim..

Ayrıca bu eserin günümüze uyarlanmış bir filmi de var! Başrollerini Mia Wasikowska,Michael Fassbender ve Jamie Bell paylaşmakta.Ayrıca başka uyarlama filmleri de bulunmakta. Boş bir zamanınızda filmini de izlemenizi tavsiye ediyorum.

Bu kitaba da 5 üzerinden 5 veriyorum!



Zeynep Blogger

2 Mart 2014 Pazar

Yorum: Uyumsuz - Veronica Roth (Divergent #1)


Orijinal Adı: Divergent
Türkçe Adı: Uyumsuz
Yazar: Veronica Roth
Sayfa Sayısı: 516
Yayınevi: Artemis Yayınları

Puanım: 

Uyumsuz kitabını bitireli uzun zaman oldu fakat yorumsuz bırakmak istemediğim için 2.kitabı Kuralsızı bitirdikten sonra bir yazı yazmaya karar verdim. Geç keşfettiğim kitaplardandı Uyumsuz. Okumaya başladığımda elimden bırakamadım. İlk kitabıyla New York Çok Satanlar Listesine girmeyi başaran yazar Veronica Roth'un konuyu işleyiş şeklinden dolayı sonraki sayfaya geçmek için can atıyorsunuz. (Devamı spoiler içerir.)

Günümüz Chicago’sunda toplum her biri belli bir erdemi yaşatmaya adanmış beş topluluğa bölünmüş durumda. Dürüstlük, Fedakarlık, Cesurluk, Dostluk ve Bilgelik. Her yıl, belli bir günde bütün on altı yaşındakiler, simülasyon aracılığıyla hayatlarının geri kalanında birlikte yaşayacakları grubu seçmek zorunda. Simülasyon sırasında Beatrice'in sonucu uyumsuz çıkar ve Uyumsuz topluluklar için büyük bir tehdittir. Beatrice, hem ailesiyle kalmak, hem de kendi benliğini bulmak istiyor. Ailesinin topluluğu olan Fedakarlık adından da anlaşılacağı üzere başkasının iyiliği için kendinden bir şeyleri feda eden, sade bir hayat yaşayan bir topluluk ve Beatrice fedakarlığın getirdiği gerekliliklere kendisini uygun görmediği için Cesurları seçerek ailesinden ayrılmaya karar verir. Beatrice, cesurluk topluluğunda zorlu bir adaylık sürecine girer ve ismi eski topluluğunu hatırlattığı için Beatrice olarak kullanmaya devam etmek istemez Tris olarak değiştirmeye karar verir. 

Dört, 2 yıl önceki adaylık sürecinden birinci olarak bitiren ve yeni adaylara eğitim vermektedir. Dört, esas kızımız Tris'e aşık olarak ilk başta eğitmeni olduğu için uzak durmaya çalışsa da başarılı olamaz. 
 





Zeynep Blogger